Ermeni iddiasini yasalastiranlar, Cezayir’de arsive sarildi
Cezayir Devlet Baskani Abdülaziz Buteflika, 8 Mayis 1945’teki Setif katliaminin 60. yildönümünde Fransa’ya, “sorumlulugunuzu kabul edin” çagrisinda bulundu; ilginç bir cevap aldi: “Arsiv çalismasi yapalim.”
Fransa Parlamentosu, Türkiye’nin bütün tepkilerine ragmen 2001’de Ermenilerle ilgili bir karar almis, 1915’te yasananlarin soykirim oldugunu savunmustu. Ancak katliam yapmakla suçlanan ülke ayni tavri Cezayir için göstermedi. Fransa Disisleri Bakani Michel Barnier, ‘ortak bir gelecek insa edilebilmesi ve aci dolu sayfalarin asilabilmesi için’ tarihin birlikte incelenmesi gerektigini söyledi. Cezayir gazetesi El-Vatan’a konusan Barnier, “Her iki taraftan tarihçilerin çalismalarini tesvik etmek lazim. Beraber ortak geçmis üzere çalismalilar.” dedi.
Cezayir’deki Fransiz dönemine iliskin Fransiz arsivlerinin büyük bir kisminin tarihçilere açik oldugunu hatirlatan Barnier, bu döneme iliskin zaten Cezayir ve Fransiz tarihçilerinin gerçeklestirdigi bir çalisma oldugunu ve bunun olaylari nitelendirmeye yardimci olabilecegini ifade etti. 8 Mayis 1945 Setif katliamlarinin 60. yildönümünde Cezayir’de Devlet Baskani Abdülaziz Buteflika’nin yani sira entelektüeller ve sivil toplum örgütleri Fransa’dan bu ülkede yaptigi katliamlarin sorumlulugunu kabul etmesi çagrisinda bulunmustu. 8 Mayis 1945’te, Fransiz ordusu Cezayir’in dogusunda çikan Fransa karsiti gösterileri bastirmak için basta Setif ve Guelma sehirleri olmak üzere bölgeye havadan ve karadan saldiri düzenledi. Cezayir hükümeti, birkaç gün devam eden bastirma harekatinda 45 bine yakin Cezayirlinin öldügünü savunurken Fransiz tarihçiler ölenlerin 20 bin civarinda oldugunu iddia ediyor. Fransiz siyasiler, Cezayir’in bagimsizligini kazandigi 1962’den bu yana iddialar karsisinda sessiz kalirken katliamlari tanima yönündeki ilk açiklama bu yil Fransa’nin Cezayir büyükelçisinden gelmisti. Subat ayinda katliamlarda ölenleri anmak için Setif’i ziyaret eden Büyükelçi Hubert Colin de Verdiere, Setif katliaminin ‘affedilemez bir trajedi’ oldugunu kaydetmisti. Büyükelçinin açiklamalarinin Fransa’nin görüsü oldugunu hatirlatan Disisleri Bakani Barnier, bunun Fransa’nin kardes ülke Cezayir’le olan iliskilerinde ‘hafiza çalismasina’ verdigi önemi gösterdigini söyledi.
Katliamlarin 60. yildönümü dolayisiyla Setif’te halka hitap eden Cezayir Cumhurbaskani Abdülaziz Buteflika ise Cezayir halkinin Fransa’dan bu ifadelerden daha ileri adimlar bekledigini belirtti. Buteflika yayinladigi bildiride de 8 Mayis 1945’te Avrupalilar, Nazi Almanyasi’na karsi kazandiklari zaferi kutlarken Fransizlarin bagimsizlik için sokaklara inen Cezayirlileri öldürdügünü hatirlatarak “Kahraman Cezayirli askerler Fransa’nin çikarlarini ve onurunu savundugu Avrupa ve Afrika cephelerinden Cezayir’e döndüklerinde Fransiz atesiyle karsilastilar.” dedi.
Delanoe: Barbarligin yildönümü
Katliamlarin 60. yildönümü dolayisiyla hafta sonu Cezayir’de genis çapli anma törenleri düzenlenirken Fransa’da yasayan Cezayirliler de Paris’te yürüyüs yapti. Paris Belediye Baskani Bertrand Delanoe ise 8 Mayis’in ‘bir baska barbarligin yildönümü’ oldugunu belirterek Fransiz devletinin sorumlulugunu kabul etmesini ümit ettigini söyledi.
Paris’te bulunan Stratejik ve Uluslararasi Iliskiler Enstitüsü’nün Baskan Yardimcisi Didier Billion ise simdiye kadar hiçbir Fransiz devlet baskaninin Cezayir’de yasananlar için resmi özür dilemedigini belirterek, Fransa’nin iddialar karsisindaki sessizligini “Cezayir bizim tabumuzdur.” diyerek açikladi.
Öte yandan Fransa ve Cezayir’in bu yil Fransa’nin 1963 yilinda Almanya ile imzaladigi uzlasma antlasmasina benzer bir dostluk anlasmasi imzalayacagi bildirildi. Fransa’nin, ABD’nin Cezayir ile ekonomik ve diplomatik yakinlasmasiyla bu ülke üzerindeki etkisini kaybetmeye basladigina dikkat çeken uzmanlar, Paris’in çikarlari dogrultusunda Cezayir üzerindeki etkisini kaybetmemek için çalistigi yorumunda bulunuyor.
Emekli Fransiz asker: Ruanda’da soykirim yapan milisleri egittik
Fransiz hükümetinin iddialar karsisinda sessizligini korudugu bir baska konu ise 800 binden fazla kisinin öldürüldügü Ruanda soykirimi. Fransa, 1994 yilinda Ruanda’da islenen soykirimda bölgede bulunan Fransiz askerlerinin de sorumlulugu oldugu yönündeki iddilari kabul etmiyor. Son olarak geçtigimiz ay Ruanda’da görev yapmis emekli bir Fransiz jandarma subayi, Fransiz askerlerinin soykirim yapmakla suçlanan Hutu sivil milislerine silah egitimi verdigini itiraf etmisti. 1992 yilinda Ruanda Cumhurbaskanligi muhafizlarini egitmek için bölgede bulunan emekli Ulusal Jandarma Müdahale Grubu Komutan Yardimcisi Thierry Prungnaud, devlet radyosu France-Culture’e verdigi mülakatta 1992 yilinda Fransiz askerlerinin Ruandali sivil milislere atis egitimi verdigini gördügünü ve bunun 1994 yilina kadar devam ettigini söylemisti.
Öte yandan subat ayinda alti Ruanda vatandasi, Fransiz askerlerinin 1994 yilinda islenen soykirimda ‘suç ortagi’ oldugu iddiasiyla Paris Askeri Mahkemesi’ne basvurmustu. Görevdeki Fransiz askerlerini yargilama hakkina sahip tek merci olan Askeri Mahkeme’nin dosyayi incelemesinin uzun bir süreyi alacagi bildiriliyor.
Resmî tarih tartismasi yasaniyor
Cezayir’deki olaylar için arsiv çalismasi öneren Fransa, okul kitaplarinda sömürge döneminin sadece ‘olumlu yönlerini’ ögretmekle elestiriliyor. Fransiz Meclisi’nin 23 Subat’ta çikardigi bir yasa “üniversitelerin arastirma programlarinin Fransa’nin Kuzey Afrika ve deniz asiri sömürgelerindeki tarihine hak ettigi yeri vermesini ve okul programlarinin özellikle Fransiz döneminin bu bölgelerdeki olumlu rolünü kabul etmesini” öngörüyor. Yasaya, ‘resmi tarihin ögretilmesi’ gerekçesiyle karsi çikan bir grup tarihçi bildiri yayinlayarak sömürge döneminin sadece olumlu yanlarini ögretmenin ‘resmi bir yalan’ empoze etmek olacagini bildirmisti. Tarihçiler, hükümeti yasanin milliyetçi komunitarizmi yasallastiracagini konusunda uyarmisti.
10.05.2005 Ali Ihsan Aydin Paris |